15 Ağustos 2011 Pazartesi

Ev evişçisi kadınlar ilk eylemlerini yaptı


İşten atılan arkadaşlarının hakkını isteyen gündelikçi kadınlar ‘köle değil ev işçiyiz’ dedi.
Dün, Tarabya İntes Park Vilları önünde bir araya gelen gündelikçi kadınlar, hiç bir gerekçe gösterilmeden, hakaretlerle işten atılan arkadaşlarının hakkını istedi.
Yaklaşık bir senedir sendikalaşma mücadelesi veren ev işçisi kadınlar çalıştıkları lüks villalar önünde yaptıkları basın açıklamasında, “Köle değiliz , ev işçisiyiz ! Can güvenliği , iş güveliği, sağlık güvenliği istiyoruz, alacağız “ pankartı açtı.
Eyleme; direnişteki Entes’ten, Yörsan platformundan, Plaza eylem platformundan işçilerin yanı sıra, Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Cem Çekil ve Emekçi Kadın Komisyoları temsilcileri de destek verdi. Eylemde sık sık, “İşçiyiz, haklıyız, kazanacağız!”, “Sendika, sigorta hakkımız söke söke alırız!”, “Yaşasın iş ekmek özgürlük mücadelemiz!”, “ İnsanca çalışmak istiyoruz!”, “Cinsel sınıfsal sömürüye son!”, “Yaşasın işçilerin birliği!”, “Birleşe birleşe kazanacağız!”, “Yaşasın sendikal mücadelemiz!” sloganları atıldı.
Yaptıkları açıklamada kadınlar, arkadaşlarının 5 Kasım 2009 tarihinde hiç bir gerekçe gösterilmeden ve haber verilmeden işten çıkartıldığı, çalıştığı sürenin ücretinin ödenmediği ve işveren Zeynep Aslan tarafından hakaret ve tehdide maruz kaldığını dile getirdi.
‘Karşınızda tek kişi yok örgütlü bir bütün var’
Açıklamada, “Arkadaşımız bir çocuğa bakmak için işe alınmış ancak evdeki üç çocuğa birden bakmak zorunda kalmıştır. Kendine ait yatak verilmemiş, dokuz aylık bebekle birlikte yatmaya zorlanmıştır. Hem arkadaşımız hem de bebek açısından sağlıksız olan bu durum, gerçekten şaşırtıcıdır. Gece-gündüz üç saatlik uykuyla çalışan arkadaşımız, insan üstü bir enerji harcamıştır. Önceden belirlenmiş izin günlerine uyulmamış, işverenin keyfiyetine göre izin kullanabilmiştir. İş tanımının dışında farklı işler de yaptırılmaktadır” denildi. Bu koşulların kabul edilemez olduğunun altını çizen kadınlar şöyle seslendi: “ Bizler ev işçisi kadınlar olarak Zeynep Aslan’a ve onun gibi ev işçilerinin haklarını gasp edenlere sesleniyoruz! Artık karşınızda tek başına Ayşe-Fatma yok! Örgütlü ev işçisi kadınlar var. Kölelik koşullarını geride bırakıp insanca koşullarda çalışmak ve yaşamak için mücadele vereceğiz. Bizler gücümüzü sendikada birleştirdik. Kendimize, emeğimize, bedenimize, kimliğimize sahip çıkmak için mücadelemizi hep beraber veriyoruz. Ev işçisi kadınlar olarak yılmadan usanmadan sendikamıza sahip çıkıyoruz ve çıkacağız.”
Yaklaşık bir senedir sendikalaşma mücadelesi veren ev işçisi kadınlar çalıştıkları lüks villalar önünde yaptıkları basın açıklamasında, “Köle değiliz , ev işçisiyiz ! Can güvenliği , iş güveliği, sağlık güvenliği istiyoruz, alacağız “ pankartı açtı.

2 Ağustos 2011 Salı

ilo sözleşmesi!


C189 Ev İşçileri Sözleşmesi, 2011
Ev işçileri için insana yaraşır iş ile ilgili sözleşme (Not: Sözleşmenin yürürlüğe gireceği tarih:)
Sözleşme: C189
Yer: Cenova
Kabul Tarihi:16.06.2011
Konferans Oturumu: 100
Konu:
Sözleşmenin onayı ile ilgili bilgiler için bkz.:
Belge No. (ilolex): 012011189
Belgeyi Fransızca ve İspanyolca olarak görüntüleyin.
Statü: güncel belge. İşbu Sözleşme 1985 tarihinden sonra kabul edilmiştir ve bugün itibariyle güncel addedilmiştir.
Uluslararası Çalışma Örgütü’nün Genel Konferansı, Uluslararası Çalışma Ofisi Yönetim Kurulu tarafından Cenova’da toplanmış ve 1 Haziran 2011 tarihi itibariyle 100. Oturum’unu gerçekleştirmiş,
ILO’nun Çalışma Hayatı ile ilgili Temel İlkeler Beyannamesi’nin ve Hakça Küreselleşme için Sosyal Adalet ile ilgili ILO Beyannamesi’nin ortaya koyduğu hedeflerin gerçekleştirilmesi ile insana yaraşır bir iş hayatının teşviki amacıyla düzenlenen konferansa ILO dikkate değer bir katılım göstermiş,
Ailelerinin sorumluluklarını taşıyan kadın ve erkek işçiler için meslekî fırsatların artırılması, yaşlı nüfusa, engelli çocuk ve şahıslara tanınan bakım imkânlarının kapsamının genişletilmesi, önemli ölçülerde ülke içi ve ülkeler arası gelir transferlerinin gerçekleştirilmesi gibi, ev işçilerinin küresel ekonomiye dönük muazzam katkıları tanınmış,
Ev işlerinin değer kaybettiği ve görünmez hâle geldiği, bu türden işlerin esas olarak kadınlar ve genç kızlar tarafından yapıldığı, bunların önemli bir bölümünün göçmen ya da kimi avantajlardan muaf ülke vatandaşları olduğu, ev işçilerinin istihdam ve çalışma koşulları bağlamında ciddî ayrımcılığa tabi tutulduğu ve diğer türden insan hakları ihlallerine maruz kaldığı tespit edilmiş,
Resmî istihdam için tarihsel açıdan kıt imkânlara sahip gelişmekte olan ülkelerdeki ev işçilerinin ulusal işgücünün önemli bir bölümünü teşkil ettikleri ama öte yandan da bu işçilerin en fazla marjinalize edilen kesim oldukları dikkate alınmış,
Uluslararası iş sözleşmelerinin ve tavsiyelerinin tüm işçiler için geçerli olduğu, bu sözleşme ve tavsiyelerden istifade edip etmediklerine bakılmaksızın, ev işçilerinin de bu haklara sahip olduğu hatırlatılmış,
1949 tarihli Göçmenlerin İstihdamı Sözleşmesi’nin (Gözden Geçirildi) (No.97), 1975 tarihli Göçmen İşçiler Sözleşmesi’nin (No. 143), 1981 tarihli Ailesinin Sorumluluğunu Taşıyan İşçiler Sözleşmesi’nin (No. 156), 1997 tarihli Özel İstihdam Ajansları Sözleşmesi’nin (No. 181) ve 2006 tarihli İstihdam İlişkileri ile ilgili Tavsiye’nin (No. 198) ve ayrıca İş Göçü üzerine Çok Taraflı ILO Çerçevesi’nin ev işçileri için de geçerli olduğu belirtilmiş: 2006 tarihli emek göçüne yönelik haklar temelli ilkeler ve talimatların bağlayıcılığı bulunmadığı tespit edilmiş,
Ev işçilerinin tüm haklarından tam anlamıyla istifade edebilmeleri için onlarla ilgili genel ve özel standartların talep edilebilmesine imkân veren ilgili özel koşullar kabul edilmiş,
Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi, Medenî ve Siyasî Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme, İktisadî, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme, Her Türlü Irk Ayrımcılığının Tasfiyesi için Uluslararası Sözleşme, Kadınlara Yönelik Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Uluslararası Sözleşmesi, Sınıraşan Örgütlü Suçlara Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi ve özelde bu sözleşmeye ek, İnsan Ticaretinin, Özellikle Kadın ve Çocuk Ticaretinin Önlenmesine, Durdurulmasına ve Cezalandırılmasına İlişkin Protokol ile Göçmenlerin Kara, Deniz ve Hava Yoluyla Kaçırılmasına Karşı Ek Protokol, Çocuk Hakları Sözleşmesi ile Tüm Göçmen İşçilerin ve Aile Üyelerinin Korunmasına İlişkin Uluslararası Sözleşme’nin geçerli olduğu hatırlatılmış,
Ev işçileri için insana yaraşır bir çalışma hayatı ile ilgili, oturum gündeminin dördüncü maddesi olan, belirli önerilerin kabulü karara bağlanmış,
İlgili önerilerin uluslararası bir Sözleşme biçimi kazanması kararlaştırılmış;
Aşağıda takdim edilen ve on altı haziran iki bin on bir tarihli Ev İşçileri Sözleşmesi olarak nitelendirilmesi mümkün olan işbu Sözleşme kabul edilmiştir.

Madde 1
Sözleşmenin amacı doğrultusunda:
(a) Ev işi, evin belirli bir mensubu ya da tüm ev ahalisi için evde icra edilen işleri ifade eden bir terimdir;
(b) Ev işçisi, işçi-işveren ilişkisi dâhilinde, ev işleri ile uğraşan kişileri tanımlayan bir terimdir;
(c) Ev işleri ile ara sıra ya da gelişigüzel meşgul olan ve ilgili işi meslekî bir temele dayalı olarak icra etmeyen bir kişi, ev işçisi değildir.
Madde 2
1. Anlaşma hükümleri ülke içindeki tüm işçilere uygulanır.
2. Bu Sözleşme’yi onaylayan bir Üye, işçi ve işverenleri temsil eden örgütlerle, eğer mevcut ise, ev işçileri örgütlerinin temsilcilerine danıştıktan sonra, ilgili sözleşmenin kapsamından tümüyle ya da kısmen muaf tutulabilir:
(a) En azından denk bir koruma temin edebilmiş işçileri ihtiva eden belirli kategoriler;
(b) Doğası itibariyle önemli kimi sorunların doğmasına bağlı işçi kategorileri.
3. ILO Anayasası’nın 22. Madde’sine bağlı olarak tatbik edilen Sözleşme’yle ilgili ilk raporda belirtilen bir önceki paragraftaki imkânlardan istifade eden her Üye, hangi işçi kategorilerinin muaf tutulduğunu, muafiyetin sebeplerini ek bir raporda belirtmek, sözleşmenin ilgili işçileri kapsayacak ölçüde genişletilmesine dair bir görüş dâhilinde alınacak tedbirleri belirlemek durumundadır.
Madde 3
1. Her Üye, bu sözleşmede belirlendiği biçimiyle, tüm ev işçilerinin insanî haklarının teşvik edilmesi ve korunmasına ilişkin ilgili tüm tedbirleri alacaklardır.
2. Ev işçileri ile ilişkili olarak her Üye, çalışma hayatı ile ilgili temel hak ve ilkelerin teşviki ve gerçekleşmesine dair sözleşmede belirlenen ilgili tüm tedbirleri almakla yükümlüdür:
(a) Kurumsallaşma özgürlüğü ve toplu görüşme hakkının etkin olarak kabulü;
(b) Tüm zorunlu ya da cebrî çalışma biçimlerinin tasfiyesi;
(c) Çocuk emeğinin etkin bir biçimde ilgası;
(d) İstihdama ve meslekî duruma bağlı ayrımcılıkların tasfiyesi.
Ev işçilerinin ve işverenlerin kurumsallaşma özgürlüğünü ve toplu görüşme hakkının kabulünü güvence altına alan Üyeler, ev işçilerinin ve işverenlerin örgütlenme hakkını koruyacak, ilgili örgütlerin kurallarına tabi olacak, işçi ve işverenlerin kendi seçtikleri örgütlere, federasyonlara ve konfederasyonlara katılımına imkân vereceklerdir.
Madde 4
1. Her Üye, 1973 tarihli Asgari Yaş Sözleşmesi (No. 138) ile 1999 tarihli Kötü Şartlardaki Çocuk Emeği Sözleşmesi’nin (No. 182) hükümleri ile tutarlı olacak biçimde, ev işçileri için asgari bir yaş belirleyecek ve bu belirlenen yaş genel anlamda işçiler için ulusal yasalar ve düzenlemelerce belirlenen yaştan küçük olmayacaktır.
2. Her Üye, 18 yaş altındaki ve asgari istihdam yaşının üzerindeki ev işçilerinin yaptıkları işin onları zorunlu eğitimden mahrum kılmaması ya da onların müteakip eğitsel veya meslekî eğitimlere iştirakine dair imkânlardan alıkoymaması amacıyla gerekli tedbirleri alacaktır.
Madde 5
Her Üye, ev işçilerinin her türden istismar, taciz ve şiddete karşı etkin bir biçimde korunmasıyla ilgili tüm tedbirleri alacaktır.
Madde 6
Her Üye, genel olarak diğer tüm işçiler gibi ev işçilerinin de hakkaniyetli istihdam şartları ve insana yaraşır çalışma koşullarından ve eğer işçiler evde meskûn ise, onların gizlilik haklarına riayet eden, uygun hayat koşullarından istifade etmesini sağlayacak tedbirleri alacaktır.
Madde 7
Her Üye, ev işçilerinin kendilerini ilgilendiren hüküm ve koşullar hususunda, tercihen ulusal yasalarla, düzenlemelerle ya da toplu sözleşmelerle uyumlu, yazılı anlaşmalar aracılığıyla, uygun, doğrulanabilir ve kolayca anlaşılabilir bir üslupla bilgilendirilmelerini sağlayacak gerekli tedbirleri alacaktır. Bu tedbirler aşağıdaki hususları ihtiva ederler:
(a) İşçi ve işverenin ismi ve adresi;
(b) Her daim kullanılan işyeri ya da işyerlerinin adresi;
(c) Belirli bir zaman dilimi boyunca geçerli olan iş sözleşmesinin başlama tarihi ve süresi;
(d) Yapılacak işin türü;
(e) Ücret, hesaplanma yöntemi ve ödemelerin dönemselliği;
(f) Normal iş saati;
(g) Yıllık ücretli izin, günlük ve haftalık dinlenme periyotları;
(h) Mevcut olduğu durumlarda, yiyecek ve barınma hakkının temini;
(i) Mevcut olduğu durumlarda, staj ya da deneme süresi;
(j) Mevcut olduğu durumlarda, işçinin ülkesine geri gönderilmesine ilişkin şartlar; ve
(k) Ev işçisinin ya da işverenin bildirimine ait her türden süre dâhil, işin sona ermesine ilişkin hüküm ve koşullar.
Madde 8
1. Ulusal yasalar ve düzenlemeler, ev işlerinde çalıştırılmak üzere işe alınan göçmen ev işçilerinin başka bir ülkede çalışabilmeleri için yazılı bir iş teklifi almalarına ya da iş teklifinin geçerli olduğu veya sözleşmenin tatbik edileceği ev işinin yapılabilmesi amacıyla ulusal sınırların geçilmesinden önce, Madde 7’de belirtilen istihdamla ilgili hüküm ve koşullara işaret eden, işin yapılacağı ülkede uygulanabilir nitelikteki bir iş sözleşmesini gerektirir.
2. Bir önceki paragraf, iki taraflı, bölgesel ya da çok taraflı anlaşmalara bağlı olarak veya bölgesel ekonomik entegrasyon alanlarının genel sınırları dâhilinde, istihdam amaçlı hareket serbestiyetine sahip işçiler için geçerli değildir.
3. Üyeler, ilgili sözleşmenin hükümlerinin göçmen ev işçilerine etkin bir biçimde tatbikine imkân vermek amacıyla, kendi aralarında yapacakları işbirliklerine dair tüm tedbirleri alacaklardır.
4. Her Üye, ev işçilerinin tabi olduğu iş sözleşmesinin sona erimi ya da süre dolumu ile birlikte ilgili göçmen ev işçilerine ülkelerine geri gönderilme hakkı bahşeden yasal araçları, düzenlemeleri ya da diğer tedbirleri belirlemek zorundadır.
Madde 9
Her Üye, ev işçilerinin aşağıdaki haklara sahip olmaları hususunda gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür:
(a) Ev işçileri, evde ikamet etsin ya da etmesin, işvereni ya da muhtemel işvereni ile anlaşma yapmakta özgürdür;
(b) Evde ikamet eden işçi, yıllık izinlerinde, günlük veya haftalık dinlenme sürelerinde evde kalmaya ya da ev ahalisi ile birlikte olmaya mecbur edilemez;
(c) Ev işçileri, seyahat ve kimlik belgelerini kendi ellerinde bulundurma hakkına sahiptirler.
Madde 10
1. Her Üye, ev işçiliğinin özel niteliklerini dikkate alan ulusal yasalar, düzenlemeler ya da toplu görüşmelerle uyumlu normal çalışma saatleri, fazla mesailerin telafisi, günlük ve haftalık dinlenme süreleri ve ücretli yıllık izin hususunda ev işçileri ile genelde tüm işçiler arasında eşitliğin hüküm sürmesi için gerekli tedbirleri alacaktır.
2. Haftalık dinlenme süresi, aralıksız en az 24 saatlik süreler hâlinde belirlenecektir.
3. Ev işçilerinin zamanlarının kendi istekleri doğrultusunda geçiremedikleri ve ev ahalisinden gelen çağrılara cevap vermek durumunda kaldıkları süreler, ulusal yasalar, düzenlemeler ya da toplu görüşmeler veya ulusal pratikle tutarlı diğer türden araçların belirlediği çalışma saatleri ölçü alınarak tespit edilecektir.
Madde 11
Her Üye, mümkün olduğu yerlerde, ev işçilerinin asgari ücret üzerinden güvence altına alınmaları için gerekli tedbirleri alacak, masraflar cinsiyet ayrımı gözetilmeksizin karşılanacaktır.
Madde 12
1. Ev işçilerine, ayda bir kez, düzenli aralıklarla, doğrudan ödeme yapılacaktır. Ulusal yasalar, düzenlemeler ya da toplu sözleşmeler aksi yönde bir dayatma içinde olmadığı sürece, ödeme banka transferi, banka çeki, posta çeki, havale ya da parasal ödemeye ait diğer yasal araçlar yoluyla, ilgili işçinin rızası ile yapılabilir.
2. Ulusal yasalar, düzenlemeler, toplu sözleşmeler ya da tahkim kararları, ödeme hususunda genel anlamda diğer kategorilerdeki işçilere tatbik edilenlerden daha az avantajlı olmayan bir ödeme biçimi dâhilinde, ev işçilerine ödenen ücretlerin sınırlı bir kısmının ödenmesini talep edebilir. Bu türden ödemelerin güvence altına alınabilmesi için gerekli tedbirler işçilerin onayı ile uygulamaya konulur; onlara atfedilen değer hakça ve makul olmalı, işçinin kişisel faydası ve çıkarı için kullanılmalıdır.
Madde 13
1. Her ev işçisi, güvenli ve sağlıklı koşullarda çalışma hakkına sahiptir. Her Üye, ev işçilerinin sağlık ve güvenlikle ilgili meslekî ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla, ev işçiliğinin özgül niteliklerine bağlı olarak, ulusal yasalara, düzenlemelere ve pratiğe uygun gerekli tedbirleri alacaktır.
2. Bir önceki paragrafta ifade edilen tedbirler, işçi ve işveren örgütleri ile mevcut olduğu yerlerde, ev işçileri ve işverenlerin temsilcilerinin danışmanlığında, dereceli olarak tatbik edileceklerdir.
Madde 14
1. Her Üye, annelikle ilgili olanlar dâhil, ev işçilerinin sosyal güvenlikle ilgili olarak diğer işçilere sunulan koşullardan daha azına sahip olmamalarına imkân verecek, ev işçiliğinin özgül niteliklerine bağlı olarak, ulusal yasalara ve düzenlemelere uygun tedbirleri alacaktır.
2. Bir önceki paragrafta ifade edilen tedbirler, işçi ve işveren örgütleri ile mevcut olduğu yerlerde, ev işçileri ve işverenlerin temsilcilerinin danışmanlığında, dereceli olarak tatbik edileceklerdir.
Madde 15
1. Özel istihdam bürolarınca işe alınıp yerleştirilen göçmen ev işçileri de dâhil, tüm ev işçilerini suistimal edici pratiklere karşı etkin biçimde korumak amacıyla her Üye:
(a) Özel istihdam bürolarının işe alma ya da işe yerleştirme faaliyetlerini, ulusal yasalara, düzenlemelere ve pratiğe uygun olarak yönetecek koşulları belirlemelidir;
(b) Ev işçileri ile ilişkili özel istihdam bürolarının faaliyetleri ile ilgili şikâyetlerin, suistimallerin ve dolandırıcılık pratiklerinin incelenebilmesi için gerekli araç-gereci ve prosedürleri temin etmelidir;
(c) Özel istihdam bürolarınca kendi bölgesinde işe alınmış ya da ilgili bölgeye yerleştirilmiş ev işçilerine yönelik suististimallere kendi yetki sınırları dâhilinde, uygun olduğu durumlarda, diğer Üyelerle işbirliği içinde, mani olmak amacıyla alınacak gerekli ve uygun tedbirleri kabul etmelidir. Bu tedbirler, ev işçisi üzerinden, sırasıyla özel istihdam bürosuna ve ev sakinlerine ilişkin zorunlulukları belirleyen ve dolandırıcılık pratikleri ile suistimallere bulaşmış özel istihdam bürolarının yasaklanması dâhil, verilecek kimi cezaları ihtiva eden yasa ya da düzenlemeleri kapsar;
(d) İşe alma, yerleştirme ve istihdam gibi başlıklarda doğabilecek suistimalleri ve dolandırıcılık pratiklerine mani olan iki taraflı, bölgesel ya da çok taraflı anlaşmalar yanında, ev işçilerinin başka bir ülkede çalışmak üzere hangi ülkede işe alındığına dikkat etmelidir;
(e) Özel istihdam büroları tarafından belirlenen ücretlerin ev işçilerinin maaşlarından kesilmemesi için gerekli tedbirleri almalıdır.
2. Bu Madde’nin her bir hükmünün uygulanmasında Üyeler, işçi ve işverenlerin temsilci örgütlerine, eğer mevcut ise, ev işçileri ile işverenlerin örgüt temsilcilerine danışırlar.
Madde 16
Her Üye, tüm ev işçilerinin, ister bizzat ister bir temsilci aracılığıyla, genel anlamda işçiler için elverişli olandan daha az avantajlı olmayan koşullar altında, mahkemelere ya da ihtilaf çözüm mekanizmalarına erişebilmeleri ile ilgili olarak, ulusal yasalarla, düzenlemelerle ve pratikle uyumlu tedbirleri almak durumundadırlar.
Madde 17
1. Her Üye, ev işçilerinin korunması ile ilgili, ulusal yasalara ve düzenlemelere dönük uyumluluğu güvence altına alan araçlarla ilgili şikâyet mekanizmalarının etkin ve erişilebilir olmasını sağlamalıdır.
2. Her Üye, ulusal yasalarla ve düzenlemelerle uyumlu olarak, ev işçiliğinin özel kimi niteliklerine ilişkin iş denetimi, yaptırım ve cezalarla ilgili tedbirler alıp uygulamaya koymalıdır.
3. Mevcut ulusal yasalarla ve düzenlemelerle uyumlu olduğu ölçüde bu tür tedbirler, özel hayatın gizliliği esasına ilişkin olarak, evin giriş izni verilen bölümlerini belirlerler.
Madde 18
Her Üye, ev işçilerinin giderlerinin karşılanmasına ilişkin mevcut tedbirleri genişletmek veya onları benimsemek ya da uygun olduğu yerlerde, belirli tedbirler geliştirmek suretiyle, toplu görüşmelerle veya ulusal pratikle uyumlu ek tedbirler almak, ayrıca yasalar ve düzenlemeler üzerinden işçi ve işveren örgütlerinin temsilcilerine danışarak, bu Sözleşme’nin tüm hükümlerini uygulamak durumundadır.
Madde 19
İşbu Sözleşme, diğer uluslararası iş sözleşmelerine bağlı olarak çalışan ev işçilerine uygulanan görece daha avantajlı hükümlere yönelik herhangi bir etkide bulunmaz.
Madde 20
İşbu Sözleşme’ye ilişkin resmî onaylar, kayıt amacıyla, Uluslararası Çalışma Ofisi Genel Direktörlüğü’ne bildirilecektir.
Madde 21
1. İşbu Sözleşme, sadece sözleşme onayı Uluslararası Çalışma Ofisi Genel Direktörlüğü’ne kaydettirilmiş Üyeleri bağlar.
2. İşbu Sözleşme, iki Üyenin yaptıkları onay işlemlerinin Genel Direktörlük tarafından kayıt altına alındığı tarihten on iki ay sonra yürürlüğe girer.
3. Bu tarihten sonra ilgili Sözleşme, onayın kaydedildiği tarihten on iki ay sonra, her bir Üye için yürürlüğe girer.
Madde 22
1. İşbu Sözleşme’yi onaylamış olan bir Üye, kayıt amacıyla Uluslararası Çalışma Ofisi Genel Direktörlüğü’ne resmî bir yazı ile Sözleşme’nin ilk yürürlüğe girdiği tarihi takip eden on yılın bitimi ardından onu geçersiz kabul ettiğini bildirebilir. Bu türden bir bildirim, kaydedildiği tarihi takip eden bir yılın ardından yürürlüğe girer.
2. İşbu Sözleşme’yi onaylamış ancak bir önceki paragrafta belirtilen, on yıllık periyotun bitimini takip eden bir yıl içinde bu Madde’de tespit edilen geçersiz kılma hakkını kullanmamış olan her Üyeye başka bir on yıllık süre verilir, bu Madde’de belirlenen şartlara bağlı olarak ilgili Üye on yıllık her yeni sürenin ilk yılı içinde ilgili Sözleşme’nin geçersiz addedebilir.
Madde 23
1. Uluslararası Çalışma Ofisi Genel Direktörlüğü, Örgüt Üyeleri’nin tüm onay ve geçersizleştirme bildirimlerinin kaydedilmesi hususunda Uluslararası Çalışma Örgütü’nün tüm üyelerine duyuruda bulunur.
2. Bildirilmemiş ikinci onayın kaydını Örgüt Üyeleri’ne duyururken Genel Direktörlük, Örgüt Üyeleri’nin dikkatlerini Sözleşme’nin yürürlüğe gireceği tarihe çekecektir.
Madde 24
Uluslararası Çalışma Ofisi Genel Direktörlüğü, Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’nin kayıt altına alınmış tüm onaylar ve geçersizleştirme işlemleri ile ilgili 102. Madde’si uyarınca, Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği ile kayıtlar hususunda temas kurar. 
Madde 25
Gerekli olduğu durumlarda Uluslararası Çalışma Ofisi Yönetim Kurulu, Sözleşme’nin işleyişi ile ilgili bir raporu Genel Konferans’a sunar ve Sözleşme’nin kısmen ya da bütün olarak revize edilmesine ilişkin bir tartışma mevcut ise, bu meseleyi Konferans gündemine getirir.
Madde 26
1. Konferans:
(a) Bir Üye’nin yeni gözden geçirilen Sözleşme’yi onaylaması hâlinde, Madde 22’deki hükümlere, ayrıca yeni gözden geçirilen Sözleşme’nin yürürlüğe girip girmediğine ya da ne zaman işlerlik kazandığına bakılmaksızın, işbu Sözleşme hukukî açıdan geçersiz kabul edilirse;
(b) Yeni gözden geçirilmiş Sözleşme, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren işbu Sözleşme’nin Üyelerin onayına açık olma durumu sona ererse, yeni bir Sözleşme’nin kabul edilmesini karara bağlar.
2. İşbu Sözleşme, onu onaylamış ama gözden geçirilmiş hâlini onaylamamış ilgili Üyeler için herhâlükârda mevcut içeriği ve biçimi ile yürürlükte kalacaktır.
Madde 27
Sözleşme’nin İngilizce ve Fransızca versiyonları da aynı ölçüde buyurucudurlar.

26 Temmuz 2011 Salı

Ev İşçileri Dayanışma Sendikasına dayanışma mesaj


 
Ev İşçileri Araştırma Ağı
Kassel Universitesi
Kalkınma ve İnsanca Çalışma Uluslararası Merkezi

Ev İşçileri Dayanışma Sendikasına dayanışma mesajı


Cenevre, 12 Haziran, 2011 – Araştırma ağımızın resmi kuruluş açıklaması sırasında, 15 Haziran 2011’de Ev İşçileri Dayanışma Sendikasının kurulduğu dikkatimize sunuldu. Toplantı katılımcıları Türkiye de dahil olmak üzere dünyanın dört bir yanında ev işiçlerinin haklarını savunmaya yönelik faaliyetlerden haberdar olmaktan dolayı son derece mutlu oldular.

Araştırma ağımızın amacı örgütlü ev işçileriyle yakından işbirliği kurmaktır. Eğer araştırmacılarla birlikte çalışıyorsanız ve bu işbirliğinin her iki taraf için de faydalı olacağını düşünüyorsanız lütfen ilgili araştırmacıların iletişim bilgilerini bize gönderin ki biz de onlarla bağlantıya geçebilelim. Ev İşçileri Dayanışma Sendikasın Sendikasının uluslararası bir ağın parçası olmasını istiyorsanız, Uluslararası Ev İşçileri Ağı (..........org) adresiyle ve bu ağın başkanı Myrtle Witbooi ile (..... iletişime geçmek isteyebilirsiniz.

Kuruluşunuz ve etkinliklerinizle ilgili en iyi dileklerimizi sunuyoruz. Kuruluşunuzu ev işçilerinin örgütlenmesi ve haklarının tanınması yolunda önemli bir adım olarak selamlıyoruz. Ev işçilerinin haklarının sizin örgütlenme çabalarınızla iyileşeceğini umudediyoruz. Kuruluş tarihinizde sadece işçi haklarını savunan yeni örgütünüzün kuruluşunu değil, ILO’nun Ev İşçileri için İnsanca Çalışma Sözleşmesinin kabul edilişini de gururla kutlayabilirsiniz




Ev İşçileri Araştırma Ağı Kassel Universitesi Kalkınma ve İnsanca Çalışma Uluslararası Merkezi Ev İşçileri Dayanışma Sendikasına dayanışma mesajı Cenevre Ev İşçileri Araştırma Ağı Kassel Universitesi Kalkınma ve İnsanca Çalışma Uluslararası Merkezi

Ev İşçileri Araştırma Ağı Kassel Universitesi Kalkınma ve İnsanca Çalışma Uluslararası Merkezi Ev İşçileri Dayanışma Sendikasına dayanışma mesajı Cenevre Ev İşçileri Araştırma Ağı Kassel Universitesi Kalkınma ve İnsanca Çalışma Uluslararası Merkezi

Ev İşçileri Sendikasını tebrik ediyoruz

Ida Le Blanc
Uluslararası Ev İşiçleri Ağı Yöneticis
Ev İŞçileri Sendikası Genel Sekreteri, Trinidad ve Tobago



Türkiyedeki Ev İşçiler Dayanışma Sendikasına sıcak bir hoşgeldin diyoruz

Fairuz Mullagee
Sosyal Yasa Projesi, Cape Town, Güney Afrika


Nepal Sendikaları Konfederasyonu
Sevgili yoldaslar
Tebrik ederiz. Bütün ev işçileri ve sendikalar için harika bir haber.

Selamlar,

Pemba Lema

24 Temmuz 2011 Pazar

“Kadın Cinayetlerinden Sorumlusunuz”


“Kadın Cinayetlerinden Sorumlusunuz”
Kadın cinayetlerini durdurmak için uzun süredir mücadele veren kadınlar düzenledikleri büyük yürüyüşte toplumun her kesiminden kadını bir araya getirdi
24 Temmuz 2011, Pazar
Kadın örgütlerinin oluşturduğu “Kadın Cinayetlerini Durduracağız” platformu tarafından düzenlenen kadın cinayetlerine karşı büyük kadın yürüyüşü bugün (24 Temmuz) saat 14:00’da Tünel Meydanı’nda başladı.
Kadın kortejinin en önünde, aile meclisi tarafından infazına karar verilen Ceylan Soysal’ın fotoğrafı yer aldı. Fotoğrafın arkasında, kadın cinayetlerini sembol eden siyah renkli kumaşa sarınan bir tabut kadınlar tarafından taşındı. İkinci tabut ise, Şefkat-Der tarafından hazırlanan tabuttu. Bu tabutu, Şefkat-Der sığınma evinde yaşayan, fiili olarak ölüm tehdidi altındaki kadınlar taşıdı; kadınlar kanlı beyaz kefene sarılmıştı ve yüzlerinde öldürülen Ayşe Paşalı’nın maskesi vardı.
Tabutların arkasında, öldürülen evli kadınların “kefeni haline gelmiş gelinlik” taşındı. “Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu”nun pankartının arkasında yürüyen kadınlar, üzerinde öldürülen kadınların resimleri ve isimleri olan dövizler taşıdılar. Tatil olmasına ve aşırı sıcağa rağmen yürüyüşe katılım yüksekti.
“Sorumlusunuz”
Emekçi Hareket Partili Kadınlar Merkezi sorumlusu Berna Görgülü tarafından okunan basın açıklamasında kadın cinayetlerinden sorumlu olarak kadınları korumayan yetkililer gösterildi. Açıklamada şöyle dendi: “Koruma talebiyle başvuran kadınlara koruma vermeyen savcılık ve mahkemeler kadın cinayetlerinin sorumlusudur. Koruma kararı alınan kadınları korumayan, şikayet için gelen kadınları katillerinin kucağı olan evlerine geri yollayan polis ve jandarma kadın cinayetlerinden sorumludur.”
Açıklamada, ayrıca kadınların öldürülmeden önce ve gerçek koruma istedikleri ve kadın cinayetlerini durdurmak için her kesimden kadının bir araya geldiği söylendi.
“Yaşam Yürüyüşü”
Kadın cinayetlerine karşı kadınların yaşam yürüyüşü olarak değerlendirilen “Büyük Kadın Yürüyüşü”nde dikkat çeken birçok pankart vardı. Bu pankartlardan birinde “Ey Devlet, öldürülecek kadınların isimleri savcı ve poliste, katil adayları da. Daha neyi bekliyorsun, vicdansız!” yazıyordu.
Yürüyüş boyunca kadınlar çeşitli sloganlar attılar. “Meclis/Polis / Savcılar Sorumlusunuz”, “kadın katillerine indirim değil ağır ceza”, “erkek vuruyor, devlet koruyor”, “asla yalnız yürümeyeceksin”, “yaşasın kadın dayanışması”, “kadın cinayetleri politiktir/ sistematiktir” sloganları yürüyüş boyunca atıldı. Şefkat-Der Başkanı Hayrettin Bulan, üzerinde “Hepimiz Kadınız” pankartını taşıyarak yürüyüş boyunca kadınlara eşlik etti.
"Mücadeleyi Sürdüreceğiz"
Taksim tramvay durağında sona eren yürüyüşün ardından kadın örgütleri temsilcileri ve öldürülen kadınların yakınları konuşma yaptı.
Bayrampaşa’da eski kocası tarafından oğluyla birlikte yakılan Tuğba Özbek’in arkadaşı Demet, “sevdiğim erkek tarafından öldürülmek istemiyorum, sevmek istiyorum. Bedenimde kimsenin hakkı yoktur” dedi.
Sosyalist Kadın Meclisleri Sözcüsü Birsen Kaya, “devlet-yargı-erkek üçlüsüne teslim olmayacağız, mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi.
Emekçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sibel Uzun, mevcut hükümetin muhafazakar ve kapitalist olduğuna dikkat çekerek, “kadınları karlı olmadığı için korumuyorlar, kadınlar toplumsallaşmasın aile içinde kalsın diye korumuyorlar” dedi. Ev İşçileri Dayanışma Sendikası adına konuşan Hatice Çiftçi ise, ekmeğini kazanmaya çalışan ev işçilerinin de tacize, tecavüze ve şiddete maruz kaldığına dikkat çekti.
Sanatçı Nur Sürer yaptığı açıklamada, aile meclisi tarafından infazına karar verilen Ceyla’ın haberini duyduktan sonra uyuyamadığını ve Ceylan’ın annesinin kızının ardından konuşmasının çok can yakıcı olduğunu söyledi. Annelerin de bu cinayetlere ortak olduğunu söyleyen Sürer, “kadınların öldürülmesi yetkililerin vicdanlarını nasıl sızlatmıyor” diye sordu.
 Emekçi Hareket Partili Kadınlar Merkezi Sorumlusu Berna Görgülü, “bugün kadınlar burada cevaplarını vermişlerdir. Devlet konuyu parçalı ele alıyor ama buradaki kadınlar konunun bütünlüklü olarak ele alınmasını istedi. Kadın Bakanlığı’nın geriş getirilmesini ve kadına karşı şiddete karşı özel birim kurulmasını istiyoruz. Kadın cinayetleri sorunu asla kısmi olarak ele alınamaz” dedi.
Platformdaki kurumlar:
Emekçi hareket Partili Kadınlar, Ev İşçileri Dayanışma Sendikası ESP/ Sosyalist Kadın Meclisleri, İstanbul LGBTT, Kadın Kapısı, Sosyalist Demokrasi Partisi Kadınlar, Sosyalist Gençlik Derneği’nden Kadınlar, Tüm İGD’li kadınlar
Destekleyen kurumlar:
BDP Kadın Meclisi, DİSK Kadın Komisyonu, Emek Partili Kadınlar, İHD Kadın Komisyonu, İstanbul Kadın Hakları Koruma Derneği, İşçi Cephesi’nden Kadınlar, Özgürlük ve Dayanışma Partili Kadınlar, Şefkat-Der, Türkiye Komünist Partili kadınlar, Yeni Demokrat Kadın. (GY)

20 Temmuz 2011 Çarşamba

Derinleşen Sınıf farkı:

DERİNLEŞEN SINIF FARKI ;
Vatan PLASTİĞİN SAHİPLERİNİN ŞATAFATLI YAŞAMI ; EV İŞÇİSİNİN KOLTUK TEPELERİNDEKİ CEFASI
Aslında hikaye iki ev işçisi kadının yaşadığı trajik öykülerin ve beraberinde gelişen yaşamsal sorunların ne kadar büyük olduğunu gözler önüne seriyor.
Hayat koşullarının giderek zorlaştığı günümüz Türkiye’sinde toplumsal birlikteliğin önemli kimliklerinden olan aile faktörü, gerek toplumsal sorunlardan gerekse ekonomik sıkıntılardan dolayı aileler yurtlarında olunmuş bulunmaktadır.Erkek egemen toplumların olmazsa olmaz sendromlarından biride kadına yönelik cinsel istismarın giderek büyümesi ve içinden çıkılmaz bir hal almasıdır.Batı her ne kadar bu konularda kendisini aşan toplumları yaratsa da esasında sorun medeniyetin keşiştiği nokta olarak bilinen toplumlarda da hakim.
EİDDERİ(GişimcileriiEv İşçileri Dayanışma Derneği)Girişimcileri  olarak yaptığımız araştırmalarda gerek yurtlarından çıkartılıp metropol şehirlerin mezesi olan aileler, gerekse ekonomik ve diğer şartlardan dolayı bu şehirlere itilmiş aileler var, olmaya da devam ediyor. EİDDERİ Girişimcileri ev işçileri kadınlar yani evlere giden temizlik yapan, çocuk bakan, yemek ve benzeri işleri yapan kadınların hak ve özgürlüklerini savunan toplumsal bir sivil toplum hareketidir. Sonuç olarak ev işçisi çalışan kadının sesi olan EİDDERİ,Girişimcileri dramlarla yüklü olan fakat hiçbir zaman devletçe sektör olarak kabul edilmeyen, bu alanın insanlarımıza ayrıntılı bir şekilde her mecrada anlatılmasına devam edilecektir.
Şimdi gelelim hikayemize iki ev işçisi kadının yaşadığı buhurdanlık durumu derinleşen sınıf farkının en açık göstergesi Arkadaşlarmızın uzun uğraşları sunucunda iki kardeşe ulaşıldı ve söyleşimize evet dedi.
Gülbeyaz ve Gülseren. İki kardeş, geçen hafta sonu çalıştıkları Vatan Plastik’in patronunun evinden gerekçe gösterilmeden kovuldular. Ve her zamanki gibi devlet tarafından işçi statüsünde görülmeyen ev işçilerinin kaderini yaşamak zorunda kalıp hiçbir hak talebinde bulunamadılar. Şimdi işsizler ve iş arıyorlar, büyük ihtimalle aynı koşullar altında çalışmaya mecbur kalacaklar. Biz de örgütlü ev işçileri olarak iki arkadaşımızla sesimizi duyurmak için küçük bir söyleşide bulunduk. Gülseren 49 yaşında, evli, 1 çocuk sahibi ve 24 yıldır çocuk bakıcılığı yapıyor. Gülbeyaz 43 yaşında, evli ve liseye giden bir oğlu var.

Adınız, soyadınız?
G.B: Gülseren Bektaş.
Çocuğunuz okula gidiyor mu?
G.B: Evet, 21 yaşında üniversiteye giden bir oğlum var.
Çocuğunuzun masraflarını siz mi karşılıyorsunuz?
G.B: Evet, ben karşılıyorum; çünkü eşim çalışmıyor, sorumluluklarından kaçıyor. Bu nedenle, eşimle ayrı yaşıyoruz.
Nerelisiniz?
G.B: Kastamonuluyum. Ben küçükken, babam iş için İstanbul’a i geldi. Cide’nin Velioğlu köyünde geçim kaynağı olmadığı için ailece İstanbul’a geldik.
Baktığınız çocuklar kaç yaşında?
G.B : Genelde 0-1 yaş arası çocuklara bakıyorum. Son işimde ise, yeni doğmuş bir bebeğe 5 aya kadar baktım.
İşvereniniz kimdi?
G.B: Vatan Plastik’in sahibi.
Sizi neden işten çıkarttı?
G.B: Bilmiyorum. Bizi küçümsedikleri için. Bunun nedenini bile söylemeye ihtiyaç duymadılar. Gece-gündüz uyumadan, insanüstü bir çaba harcayarak bebeğine bakıyordum. Kendime ayıracak zamanım yoktu. Kendime ait bir odam bile yoktu. İşverenin soyunma odasında yatak olmadığı için, koltuk tepelerinde dinlenmeye çalışıyordum. Ütü yapan arkadaşım soyunma odasında ütü yapıyordu. Takdir sizin, bu durumda nasıl dinlenebilirdim? Bizi insan yerine koymuyorlar. Haklarımızı alamıyoruz.
Neden bu işi tercih ettiniz?
G.B: Eğitim durumum yeterli değil, elimden sadece bu iş geliyor. Ayrıca çocukları da seviyorum.
Sizce, sorunlarınızı aşmak için neler yapılabilir?
G.B: En büyük gücümüz, bütün ev işçilerini birleştirmek ve bir sendikada büyük güç oluşturmaktadır.
Kendi haklarımızı aramalıyız.
Sizin gibi çalışan ev işçisi kadın arkadaşlara çağrıda bulunsanız, neler söylemek isterdiniz?
G.B: Gelin, birlik olalım ve artık bunlara dur deyip haklarımızı alalım. Çünkü birlikten güç doğar.


Adınız, soyadınız?
G.G: Gülbeyaz Gıyağan.
Çocuğun bakımından siz mi sorumlusunuz?
G.G: Evet.
Eşiniz size katkıda bulunuyor mu?
G.G: Nafaka alıyoruz. Onun dışında herhangi bir yardımı yok. Çocukla da ilgilenmiyor.
Ne iş yapıyorsunuz?
G.G : Komple temizlik,ütü, yemek..
İşvereniniz kimdir?
G.G : Vatan Plastik’in sahibi
İşvereniniz size nasıl davranıyordu?
G.G: Kötü davranırdı. İçtiğim çaya kahveye bile laf ederdi.
Sigortan var mıydı?
G.G: Hayır. İlk görüşmeye gittiğimde, ‘Biz sigortasız eleman çalıştırmayız’ diye atıp tutuyordu. Ama sonra sigortamı yapmadılar.
Ne gibi sorunlarla karşılaştınız?
G.G: Çalışma saatlerine ek olarak her gün 2 saat fazla çalışırdım. Bunun ücretini ödemiyorlardı. Bunun dışında, gece orda kaldığım zamanlar olurdu. Bu da ödenmiyordu. Kahve içmeye bile surat yapıyorlardı.
Kaç senedir çalışıyorsunuz?
G.G : Yedi yıldır.
Nerelisiniz?
G.G: Kastamonu ili Cide ilçesinden İstanbul’a gelmişiz
Neden İstanbul’a geldiniz?
G.G: Çalışmak hayatımızı kazanmak için.
Neden bu işi tercih ettiniz?
G.G: Başka bir vasfım olmadığı için.
Sizce, sorunları aşmak için neler yapılmalı?
G.G: Birlik ve beraberlik çerçevesinde çalışıp haklarımızı sendikalaşarak almalıyız.
Derinleşen sınıf farkı: Vefa pilastiğin sahiplerinin satavatlı yaşamı ev işçisi dadının koltuk tepelerideki cefası ve temizlikçi olarak çalışan işçisi arkadaşımızın bıkın insanca koşullarda çalışmayı işverenin çok gördüğü bir kahve molası hep bilikte okulalım ve sahip çıkalım.

ARTIK ÇILDIRMAK ÜZEREYİZ

Fatıma Aldal, 05.05.2011 tarihinde saat 10.00’da her zaman temizliğe gittiği evden camdan düşerek yaşamını yitirdi. Kader değil, iş cinayetiydi elbet arkadaşımızı aramızdan alan. Fatıma’yı ailesi, biz dostları ve komşularıyla beraber bugün saat 17.30’da Ferhatpaşa mezarlığında torağa verdik.
Can güvenliğimizi sağlamayıp, bizleri yok sayan Çalışma Bakanlığı ve İŞ-KUR yüzünden bir canımızı daha kaybettik. Sendikalı olmak anayasal hak olmasına rağmen, biz bu haktan yararlanamıyoruz. Bizleri “işçi” olarak görmüyorlar. Güvencesizliği bize güvence olarak sunuyorlar.

BAKANLIĞI GÖREVİNİ YAPMAYA ÇAĞIRIYORUZ
Taciz, aşağılanma, kaba-kör şiddet ve ölüm artık her an, her gün gündemimizde. Artık çıldırmak üzereyiz. Evde, işte, sokakta kısacası yaşamın her alanında her türden saldırıya açık bir konumdayız. Bunu ortak ruhumuz, yani geleceğimiz çocuklarımız bile biliyor.
Yeni Gültekiye’ler ve Fatıma’lar ölmesin. İnsanca yaşam ve çalışma hakkı bizler için bir hayal olmamalı. Artık emeğin de emekçinin de değersiz olmasını istemiyoruz. Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanlığı’nı, Çalışma Bakanlığı’nı ve İŞ-KUR’u görevini yapmaya çağırıyoruz.

CAN GÜVENLİĞİ VE SOSYAL GÜVENCE İSTİYORUZ
GÜLLÜ’LER, HAÇÇE’LER ARTIK SUSMAYACAK

GÜVENCESİZLİK ÖLDÜRÜYOR



GÜVENCESİZLİK ÖLDÜRÜYOR

07 Temmuz 2011 Perşembe, 00:07 tarihinde Ev Işçileri tarafından eklendi

Yeter artık! 
verdiğimiz kurbanlar
Yaşanan ölümler,  kör şiddet, taciz  ve tecavüzlerin, yaşanan sakatlanmaların, iş kazalarının, iş cinayetlerinin  yeter artık bitsin   bu vurdum duymazlık, bu aymazlık ve yüzsüzlük yeter artık.
Bir kurban daha, ve adı Yeter!
Güvencesizlik öldürüyor
Antalya’da 8’inci kattan düşen ev işçisi Yeter Akyüz  hayatını kaybetti.Antalya’nın Murat Paşa ilçesine bağlı Çağlayan Mahallesi 2060 Sokak'ta bulunan Anket Sitesi A Blok'ta temizliğe giden arkadaşımız  52 yaşındaki Yeter Akyüz, balkondaki fayansın kırılması sonucunda iş cinayetine kurban verdik.Bunun  önlemini almak çok kolay  evlerinde düşmesini önleyecek bir palet bulundurmaları veya döner pencere kullanmaları bu tür iş cinayetlerini önleyebilirdi .
    Yaşanan bu iş cinayetleri nereye kadar! Neden daha hissedilmiyor devletçe bu durum…
Ve en önemlisi böyle giderse ne Yeter’lerin sonu gelecek nede iş cinayetlerinin.
           Eşinin ölümünden sonra ailesininin  ve kendisinin geçimini sağlamak için  Neşe Baygüneş  isimli bir kadının evinde yaklaşık 3-4 aydır ev işçisi olarak çalışan Yeter Akyüz, öğle saatlerinde camları silerken fayansın kırılması sonrası dengesini kaybederek 8’inci kattan aşağı düşerek  iş cinayetne kurban gitti  Yeter geride gözü yaşlı
 çocukını  bıraktı.
  Yeter dedik artık sistemin ve gözü  kara kapitalist dengenin mağdur  kimliği olan ev işçileri  daha nereye kadar Yeter artık.Bu iş cinayeti daha bu sene  içinde  elli ev işçisi arkadaşımızı iş cinayetlerine kurban verdik  ayrıca Uluslararası Çalışma Örgütü'nün ev işçilerini  örgütlenme-toplu pazarlık dahil temel haklardan yararlanma yolunu açan sözleşmesini Türkiye'nin de tanıması gerektiğini belirterek, ev işçilerinin haklarını koruyacak olan Ev İşçileri Dayanışma Sendikası'nın çalışmasına engel olacak çalışmalardan Türkiye bürokrasisinin vazgeçmesi gerekiyor "Cam silerken düştükleri söyleniyor, ama birçok kadın da evde uğradığı tacizden, tecavüz girişiminden kurtulmak için kendisini camdan atmak zorunda kalıyor, ya da evine gidip intihar ediyor Bunun nedenle çalışan ev işçilerinin   beyanını esas alan bir düzenlemeye gidilmesi gerekiyor ı..

   dünyadaki sayılarının en az 52.6 milyon olduğu çok büyük bir çoğunluğunun kadın olduğunu tahmin edilen ev işçilerine ilişkin ilk uluslar arası hukuki oluşumları  olduğunu kaydetti.
Ayrıca Ev işçileri Dayanışma Sendikası olarak  Hükümete ve Çalışma Bakanlığı’na  çağrıda bulunarak görevlerinin sorumluluklarını yerine getirmelerini bir kez daha hatırlatıyoruz . En kısa zamanda İLO sözleşmesini kabul ederek kamu oyuna açıklama yapmalarını bekliyoruz.
              Ölümlerin sakatlanmaların aile ve bireyler üzerindeki sosyolojik ve psikolojik etkilerini unutmamak gerek.
        Biz Ev İşçileri Dayanışma Sendikası olarak arkadaşımızın çocuklarına ve yakınlarına  başsağlığı diliyoruz.
         EV İŞÇİLERİ DAYANIŞMA SENDİKASI